Beyaz Saray’dan resmî “medya fişleme” sayfası

Beyaz Saray, birkaç gün önce resmî internet sitesine “Medya Önyargı Portalı” başlığı altında yeni bir sayfa ekledi. Ana sayfada büyük puntolarla “Yanıltıcı. Taraflı. Teşhir edildi.” ifadesi yer alıyor.

Portal;

“Media Offender of the Week / Haftanın Medya Suçlusu” bölümünde o hafta hedef seçilen kurumu teşhir ediyor,

“Offender Hall of Shame / Suçlu Utanç Salonu” başlığı altında ise tek tek haberleri, muhabir isimlerini ve yayın organlarını veri tabanına kaydediyor.

Beyaz Saray, siteyi duyururken “Tamamen sıralanabilir ve düzenli olarak güncellenen bu sayfa, hiçbir sahtekârlığın, hiçbir anonim ‘kaynaklı’ hayran kurgusunun ve hiçbir partizan karalamanın bir daha hafızalardan silinmemesini sağlayacak” açıklamasını yaptı.

Bu hamle, Trump’ın “yalan haber” olarak nitelendirdiği yayınlara karşı kampanyasını sertleştirdiği, gazetecilere yönelik sözlü saldırıları nedeniyle hem ABD içinde hem de uluslararası kamuoyunda ağır eleştirilerle karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor.

beyaz saray basın yasağı
Washington Post “haftanın suçlusu”, Reuters ve AP “yalan”la damgalandı

Portalın açıldığı ilk günlerde Washington Post “haftanın suçlusu” olarak öne çıkarıldı. Ardından CBS News, The Independent ve The Boston Globe gibi kuruluşlar da aynı başlık altında hedef gösterildi.

“Utanç Salonu”nda yer alanlar arasında ise:

The Washington Post

The New York Times

CNN ve MS Now (eski MSNBC)

CBS News, Axios, Politico

Reuters ve Associated Press (AP)
gibi dünya çapında akredite haber ajansları ve gazeteler bulunuyor.

Her haber, farklı etiketlerle kategorize ediliyor:

“Bias / Önyargı”

“False claim / Yanlış iddia”

“Lie / Yalan”

“Malpractice / Raporlama hatası”

“Mischaracterisation / Yanlış karakterizasyon”

“Misrepresentation / Yanlış beyan”

“Left-wing lunacy / Sol kanat çılgınlığı” gibi ifadeler açıkça siyasi bir dil kullanıyor.
Dikkat çekici bir ayrıntı: Listede muhafazakâr tabana hitap eden hiçbir medya kuruluşunun “önyargılı” ya da “yalan haberci” olarak etiketlenmemiş olması.


Washington Post: “Anayasal hakkı kullandığı için hedef alınan gazeteciler”

Washington Post Genel Yayın Yönetmeni Matt Murray, Euronews ve diğer basın kuruluşlarına yaptığı açıklamada şu tepkiyi verdi:

“Burada ne olduğunu netleştirelim: gazetecilerin anayasal olarak korunan bir hakkı kullandıkları için hükümet yetkilileri tarafından haksız ve kasıtlı olarak hedef alınması söz konusu. Washington Post caydırılamayacak ve tüm Amerika’ya hizmet etmek için titiz ve doğru bir şekilde haber yapmaya devam edecektir.”
Murray, portalın sadece tek tek haberlere bir itiraz olmadığını, hükümetin doğrudan gazetecileri fişleyen bir “siyah liste” oluşturduğunu vurguladı.


Muhafazakârlar memnun, uzmanlar uyarıyor: “Demokrasi için alarm zilleri çalıyor”

Daha önce ana akım medyayı “liberal önyargılı” olmakla suçlayan muhafazakâr medya izleme kuruluşu Media Research Center (MRC), sitenin açılışını memnuniyetle karşıladı. MRC medya analizi direktörü Tim Graham, bu hamlenin “Cumhuriyetçi başkanların bugüne kadar yaptıklarından daha güçlü bir çaba” olduğunu söyleyerek, “Artık tüm Cumhuriyetçiler medyanın diğer tarafta olduğunu anladı” yorumunu yaptı.

Buna karşılık, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve pek çok basın özgürlüğü savunucusu çok daha sert. RSF, “Misleading. Biased. Exposed.” sloganlı bu sayfanın, Trump yönetiminin medya karşıtı söylemini kurumsal ve vergilerle finanse edilen bir baskı aracına dönüştürdüğünü belirterek, sayfanın derhal kapatılması çağrısında bulundu.

Alman DW’nin görüştüğü uzmanlar da portalın;

Gazetecileri “vatan haini” veya “düşman” gibi göstermeyi normalleştirdiğini,
Hükümet eleştirisi yapan basın mensuplarını hedef haline getirerek fiili saldırı riskini artırdığını,
ABD’nin yıllardır savunduğu basın özgürlüğü standartlarını içeriden aşındırdığını vurguluyor.

Neden tehlikeli? “Düşman medya” söyleminden resmî kara listeye

Trump, daha önce de büyük medya kuruluşlarını defalarca “halkın düşmanı” ilan etmiş, New York Times ve Wall Street Journal gibi gazetelere dava açmış, Beyaz Saray brifinglerine erişimi kısıtlayan uygulamalara imza atmıştı.

Yeni portal ile birlikte:

Eleştirel haber yapan kurum ve gazeteciler, resmî hükümet sitesinde isim ve fotoğraflarıyla teşhir ediliyor.
Bu liste, ileride akreditasyon iptali, dışlama, hedef gösterme gibi pratiklerin dayanağı haline gelebilir.
Özellikle yerel muhabirler ve genç gazeteciler için, “Beyaz Saray’ın kara listesine girme” korkusu, otosansürü daha da derinleştirebilir.
Uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde son yıllarda geri giden ABD’nin, şimdi de dünya çapında otoriter rejimlere “devlet eliyle medya utanç listesi” modeli sunmasından endişe ediliyor.


 Basın özgürlüğü için tehlikeli bir eşik

Beyaz Saray’ın “Medya Utanç Listesi”, teknik olarak bir “gerçek denetleme” aracı gibi sunulsa da, içeriğe ve hedef alınan kurumlara bakıldığında tamamen siyasi bir fişleme mekanizması olarak işliyor.

Eleştirel ve ana akım medya kuruluşlarının “yalan, taraflı, solcu” etiketleriyle damgalanması; buna karşılık muhafazakâr kanalların hiç anılmaması, bu portalı gazetecilik standartlarını iyileştiren bir girişim olmaktan çıkarıp demokratik tartışma alanını daraltan bir baskı aracına dönüştürüyor.

Uzmanlara göre, bu liste yalnızca gazetecilerin değil, haber alma hakkını basın özgürlüğü üzerinden kullanan bütün toplumun sorunu. Çünkü iktidarların hoşuna gitmeyen haberlerin “utanç” başlığıyla damgalandığı bir yerde, geriye şeffaflık değil, korku ve otosansür kalıyor.