Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasını ve sonrasındaki süreci eleştiren Arıkan, adaletin mutlaka tarafsız olması gerektiğine dikkat çekti. Arıkan, bu süreçte çifte standart uygulandığını savunarak, “Kendi partisinden biri yolsuzluk yaptığında görmezden gelinirken, başka bir partiden biri hakkında işlem yapılıyorsa bu adalet değil zulümdür” dedi.
Dosyada uzun süredir işlem yapılmadığını belirten Arıkan, "Yedi yıl boyunca hiçbir adım atılmadı, sonra şafak operasyonuyla gözaltı yapıldı. Ortada kesinleşmiş bir hüküm yok, sadece isnat edilen bir suç bulunuyor" ifadelerini kullandı.
Seçmen İradesi Gözardı Edildi
Bursa’daki seçmen sayısına dikkat çeken Arıkan, belediye meclisi aracılığıyla gerçekleştirilen seçimi eleştirdi. Sürecin hukuki kabul edilse de meşru olmadığını vurgulayarak, “2 milyon 388 bin seçmenin iradesi, 61 belediye meclis üyesinin kararına bırakılamaz. Bu durum hukuka uygun gösterilse bile ahlaka ve vicdana sığmaz” şeklinde konuştu.
Yerel Otokrasi Eleştirisi
Yerel yönetimlerde halkın iradesinin esas alınması gerektiğini belirten Arıkan, mevcut uygulamayı “yerel otokrasi” olarak tanımladı.
Hukukta Eşitsizlik ve Çifte Standart
Hukuki süreçlerin tutarlı işletilmediğini ifade eden Arıkan, farklı belediyelerden örnekler verdi. Özellikle Elazığ Belediyesi ile ilgili dosyanın uzun süredir savcının elinde beklediğini söyleyen Arıkan, “Aynı içerikteki dosyalar farklı şekillerde ele alınıyor. Bir dosya iki yıldır savcının masasından kalkmıyor” dedi.
Tüm belediyelere eşit yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, adaletin sağlanması için tarafsız ve dengeli bir hukuk sistemine ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

