Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un konuşmasından bazı önemli başlıklar şunlar:

“Gastronomiden sağlığa, inanç turizminden toplantı ve konferans turizmine, kültürden spora kadar 60’tan fazla ürünle Türkiye’yi artık sadece ziyaret edilen değil, yaşayan ve deneyimlenen bir destinasyon haline getirdik.

Bu büyük dönüşümün tanıtım ayağında yer alan ve 6 yıl önce kurduğumuz Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, dinamik yapısı, dijital gücü ve yenilikçi yaklaşımlarıyla ülkemizin vitrini oldu.

Bugüne kadar TGA aracılığıyla dünya çapında 143 reklam ve 100’den fazla tanıtım filmi ürettik. Toplamda 31,5 milyar gösterim ve 11 milyar izlenmeye ulaştık.

Türkiye’yi, dünyanın en görünür ülkelerinden biri haline getirdik. Ancak bir noktada kendimize şu soruyu sorduk: Daha fazlasını nasıl yapabiliriz? Tam da bu noktada çok güçlü bir gerçeğin farkına vardık. Yüzyıllardır bu topraklarda medeniyetler buluştu, aşklar yaşandı, destanlar yazıldı. Bugün ise bu güçlü anlatı geleneğini çağın diliyle dünyaya iletiyoruz.

Türkiye, bugün dünyada en çok dizi üreten ülkeler arasında yer alıyor. Yıllık üretilen dizi bölüm sayısında dünya lideridir. Satış ve ihracat gücü açısından da Amerika ve İngiltere ile birlikte dünyanın en büyük üç televizyon endüstrisinden birine sahibiz.

Türk dizileri bugün Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya, Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada izleniyor. Özellikle Fransa, İspanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde önemli bir izleyici kitlesi yakaladık.

Kuzey Avrupa ülkelerinde her geçen gün artan bir seyirci kitlesi Türk dizileriyle tanışıyor. Kısacası Türk dizileri, yaklaşık 170 ülkede ve 1 milyara yakın insan tarafından düzenli olarak takip ediliyor.

Dizi sektörümüzün ülke ekonomisine katkısı da önemli boyutlarda. Son verilere göre, dizi ihracatından elde edilen gelir 1 milyar doları aşmış durumda. Bu, Türkiye’nin en büyük yumuşak gücü ve en etkili tanıtım aracıdır.

Nasıl ki Hollywood filmleri dünyaya İngilizce öğrettiyse, bugün Türk dizileri de dünyaya Türkçe öğretiyor. Artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki; Türk dizileri, dünyanın en büyük Türkçe kursudur.

Dizi ihracatı bize çok farklı olanaklar sağlıyor. Artık dizilerimiz sayesinde dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca kişiye doğrudan cep telefonları aracılığıyla ulaşıyoruz. Gittiğimiz ülkelerde dizilerimiz sayesinde Türkçe öğrenmiş insanlarla karşılaşınca şaşırmıyoruz. Bu benzersiz etki gücünü dikkate alarak, Türkiye’nin tanıtımında dizilerin gücünü stratejik bir konuma yerleştirdik ve mini dizi formatını ülke tanıtımında kullanmak için harekete geçtik.

Bundan sonra reklam filmlerinin yanı sıra mini dizilerle, bugüne kadar ulaşamadığımız yeni turizm pazarlarına da erişeceğiz. Bu dizilerde yer almak, milli formayı giymek gibidir. Bu dizilerin yapımını üstlenen firmalarımız, projelerde görev alan sanatçılarımız, senaristlerimiz, müzisyenlerimiz ve kamera arkası ekiplerimiz milli formayı giymiştir. Bugün, bu milli formayı ilk giyen değerli yapımcı ve sanatçı dostlarımızla bir aradayız.

Yeni tanıtım stratejimizin ilk yılında gösterime girer girmez izlenme rekorları kıran 4 mini dizimiz bulunmaktadır.”

Hibya Haber Ajansı