Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Ramazan-ı Şerif’in sizlere, ailelerinize ve milletimize hayırlar getirmesini dileyerek, bu mübarek ayın kapılarını rahmet, mağfiret ve bereketle açmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

Gazi Meclisimizde görev yapmış ve aramızdan ayrılan milletvekillerimizi rahmetle anıyorum. Milli mücadelemizin zorlu günlerinde, İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’in ‘Ya istiklal ya ölüm’ ruhunu büyük saygıyla yad ediyorum.

Bu vatan ölümsüzdür, ölümsüzlüğü farzdır. Dünya bile bu gerçek karşısında çökecektir. "Türkiye Türkiye’den büyüktür" ifadesi, milletimizin inancının, iradesinin ve aşkının tescilidir. Sizler, milletimizin vekilleri olarak bu inancı, aşkı ve iradeyi temsil ediyorsunuz.

Şahsım, ülkem, milletim adına sizlere teşekkür ediyorum. TBMM mensupları olarak kritik bir dönemdeyiz. Uluslararası kurumların etkinliği azalırken, güç dengeleri bozuluyor; eski diplomasi anlayışı terk ediliyor ve dünya yeniden şekilleniyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan dünya sistemi çözülüyor, küresel adaletsizlik derinleşiyor. Yeni sistemin ne olacağı belirsizliğini koruyor.

Küresel Kriz ve Türkiye’nin Tutumu

Dünyamız, kaba kuvvet ve gücün hukuku ile yönetilen karmaşık bir döneme doğru sürükleniyor. Komşumuz İran’a yönelik saldırılar süreci başlattı. BM sisteminin temel ilkeleri, kurucuları tarafından yok sayılmakta ve yerini yanlış değerlere bırakmakta.

Hukuk ve insan haklarından söz edenler, kendileri bu değerleri hiçe sayıyor. Böyle bir ortamda Türkiye, bölge ve dünya meselelerinde tarafsız kalmaz.

Türkiye, kardeş ve komşuların huzurunu bozan olaylarda, tüm dünyayı tehdit eden konularda net duruş sergiler. Sulh ve güvenlik, istikrar, dayanışma ve iş birliği Türkiye’nin önceliklerindendir.

Barış ve Adaletin Savunucusu Türkiye

Türkiye, diyalog ve diplomasiyi destekler, savaşa değil barışa yönelir. Hakkın, hakikatin ve insan yaşamının yanındadır. Mazlumların gözyaşını dindirip zulmün önüne geçmek için kararlıdır. Bu tutumumuzda taviz vermeyeceğiz. Tarih boyunca oyunları bozduk, hak ve demokrasiden yana olduk, zalimlerin karşısında dimdik durduk ve durmaya devam edeceğiz.

Sağduyu, basiret ve soğukkanlılıkla hareket edeceğiz. Yakın çevremizde tehditler yükselirken, 86 milyonun bir ferdine zarar gelmemesi için dikkatli ama kararlı adımlar atıyoruz.

Türkiye Yüzyılı Vizyonu

Fırtınalı dünya koşullarında altyapı, ekonomi, diplomasi, ordu ve savunma sanayimizi güçlendirmeye devam ediyor; milli birliğimizi pekiştiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun temel taşlarından biri, terörün olmadığı bir Türkiye ve bölge hedefidir.

23 Nisan 1920’den bugüne Meclisimiz milli sorunlara milli çözümler üretmiştir. Meclisimiz bugün de bu kapasite ve olgunluğa sahiptir. 5 Ağustos’ta kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da bu tarihi misyonu başarıyla sürdürmüştür. Komisyon raporu umudumuzu artırdı; terörsüz Türkiye yolunda önemli bir yol göstericidir. Tüm milletvekillerine, özellikle Meclis Başkanımız Sayın Kurtulmuş’a şükranlarımı sunuyorum.

Komisyonu başarıyla temsil eden parti arkadaşlarıma teşekkür ederim. Ülkemizi bu sorundan kurtarma yolunda özgüven ve cesaret göstereceklerine inanıyorum. Elbette bu süreçte karşı çıkmalar olacaktır ancak kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz.

Bu fırsatı boşa harcamayacak, heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak diğer siyasi partilerle birlikte sorumluluk bilinciyle hareket edeceğiz. Yarım asırdır milletimizin ayağına pranga olan, on binlerce canı yakan ve ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu beladan kurtulacağız.

Bu adımı kardeşlik ve vatandaşlık hukuku çerçevesinde, şehit ruhlarını incitmeden, gazilerimizi ve ailelerini üzmeden, meşru ve makul bir zeminde atacağız. Aynı hassasiyeti bütün milletvekillerinden ve siyasi partilerden beklediğimizi belirtmek isterim.

İnşallah Türkiye, bu meseleyi kalıcı olarak çözerek ağır yüklerinden kurtulacak ve aydınlık yarınlara hızla ilerleyecektir."