Kozan’da Atık Kazaklardan Kilim Üreten Usta Geleneği Yaşatıyor
Kozan’ın Güneri Caddesi’nde yer alan yalnızca 10 metrekarelik bir dükkanda, Atar isimli zanaatkar, atık kazakları kilim ve yolluklara dönüştürerek hem çevre dostu bir yaklaşım sergiliyor hem de unutulmaya yüz tutmuş dokumacılık geleneğini yaşatıyor. Yaklaşık 30 yıldır bu işin içinde olan Atar, ilk olarak ailesinin teşvikiyle dokuma tezgahının başına geçti. Bugün, el emeği ile yarattığı ürünlerle hem kendisinin hem de kızlarının geçimini sağlıyor.
Dokumacılıkta Atık Kazakların Yeniden Hayat Bulması
Atar, işini yalnızca bir geçim kaynağı olarak görmüyor, aynı zamanda eski kazakları yeniden değerlendirerek çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlıyor. Kullanılan ipler, müşterilerden sökülüp yumak haline getirilmiş kazaklardan veya bazen de yeni iplerden elde ediliyor. Atar, “Eski kazaklar artık çöpe gitmek yerine bizim sayemizde tekrar hayat buluyor,” diyerek bu döngüyü sürdürülebilir kılmanın önemine vurgu yapıyor.
Geleneksel Dokuma Teknikleri ile Günlük Üretim
Geleneksel dokuma tezgahında çalışan Atar, her gün 5-6 metre yolluk üretebiliyor. Ürünler, tek veya çift mekik dokuma teknikleriyle Hazırlanıyor. Atar, “Yolluk ve kilimlerin yanı sıra sedir üstüne serilen savan dediğimiz ürünler de yapıyoruz. Metreyle dokuyoruz,” diyerek, ürünlerinin çeşitliliğine dikkat çekiyor.
Sağlık Açısından Tercih Edilen Dokuma Ürünleri
Özellikle astım ve bronşiti olan müşterilerin dokuma ürünlerini tercih ettiğini belirten Atar, “Kullanılmış kazakların boyası zaten çıkmış oluyor. Bu da onları daha sağlıklı kılıyor,” diyerek ürünlerinin sağlık yararına da değiniyor. Atar’ın dokuduğu ürünler, sağlıklı yaşam arayışındaki bireyler tarafından ilgi görüyor.
Kozan’daki Son Dokumacılık Ustaları
Kozan’da sadece iki dokumacının kaldığını belirten Atar, “Bu mesleği sürdüren çok az kişi var. Özellikle kadınlar eskiden daha çok ilgilenirdi, şimdi ise fabrika üretimi ürünlere yönelim arttı,” diyor. Atar, mesleğinin geleceğinden endişe duysa da el emeği ürünlere olan talebin hala devam ettiğini vurguluyor.
Mesleği Devam Ettirecek Çırak Bulmak Zorlaşıyor
Atar, 10 metrekarelik dükkanında iki kızını büyütmüş olsa da, mesleğin devamlılığı için çırak bulmakta zorlanıyor. “Gençler artık bu tür işlere ilgi göstermiyor,” diyen Atar, tezgah başında işi bilen bir ustanın olması gerektiğini dile getiriyor. Kadınların mesleğe öncelik vermesi gerektiğini de ekliyor.
Atar’ın 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğü bu dokumacılık, hem nostaljik bir estetik sunması hem de doğaya dost yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Gelecekte, bu tür zanaatkarların daha fazla desteklenmesi ve genç nesillere aktarılması umut ediliyor.
Kaynak: www.milliyet.com.tr