Havaların soğumasıyla birlikte soba, şofben ve egzoz dumanına bağlı karbonmonoksit zehirlenmeleri artıyor. Uzmanlar, her yıl benzer vakaların tekrarlandığını belirterek, karbonmonoksitin “sessiz katil” olarak anılmasının sebebinin kokusuz, renksiz ve tatsız olması olduğunu vurguluyor.
Karbon içeren yakıtların tam yanmaması sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit, ortamda bulunmasına rağmen çoğu zaman fark edilmiyor. Uzmanlara göre bu gaz solunduğunda kana karışıyor ve oksijen taşıyan hücrelere güçlü şekilde bağlanarak, oksijenin dokulara ulaşmasını engelliyor. Sonuçta kişi, farkında olmadan “havasız kalma” durumuna sürüklenebiliyor.
En sık senaryo: Uykuda yakalıyor
Uyarılara göre zehirlenmelerin önemli bölümü gece meydana geliyor. Gece yatmadan önce sobaya kömür eklenmesi, “sabah da yanması” için hava giriş-çıkışlarının kapatılması, kömürün tam yanmasını engelleyerek karbonmonoksit oluşumunu artırabiliyor. Rüzgâr veya lodos gibi hava koşulları da dumanın eve dolmasını kolaylaştırıyor. Aynı odada birden fazla kişinin uyuması ise riski büyütüyor; bu yüzden sabah uyanamama vakaları sık yaşanıyor.
Şofben ve egzoz riski: Kapalı alanlar kritik
Uzmanlar, karbonmonoksitin sadece sobayla sınırlı olmadığını; özellikle küçük ve yetersiz havalandırılan banyolarda şofben kullanımı sırasında da riskin ortaya çıktığını belirtiyor. Benzer şekilde kapalı otoparklarda veya araç içinde motor çalıştırmak, egzoz gazının birikmesine ve araç içine dolmasına neden olabiliyor. Bu durum kısa sürede ağır zehirlenmelere yol açabiliyor.
Belirtiler: “Normal yorgunluk” sanılmamalı
Karbonmonoksit zehirlenmesi; ani halsizlik, uyuşukluk, baş ağrısı, yorgunluk ve sersemlik gibi belirtilerle başlayabiliyor. Uzmanlar, bu şikayetlerin özellikle soba veya şofben bulunan ortamlarda ortaya çıkması halinde “basit yorgunluk” olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
İlk yapılacaklar: Temiz hava ve acil yardım
Zehirlenme şüphesi durumunda ilk yapılması gereken derhal temiz havaya çıkmaktır. Uzmanlar, 112’den yardım istenmesini, mümkünse kişinin açık havaya çıkarılmasını ve üst katlardakilerin zemin kata indirilmesini öneriyor. Ayrıca halk arasında uygulanan “yoğurt yedirme” veya “diş macunu sürme” gibi yöntemlerin etkili olmadığı; esas müdahalenin hızlı şekilde temiz hava sağlamak ve tıbbi yardım almak olduğu belirtiliyor.

