BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, İnsan Hakları Konseyi'ne yaptığı brifingde, geçen Ekim ayında El Fasher'de yaşanan olayların önlenebilir bir felaket olduğunu vurguladı. Türk, sosyal medyada yayımladığı açıklamada, "18 aylık kuşatma, açlık ve bombardımandan sonra Hızlı Destek Güçleri (RSF) yoğun bir şiddet dalgası başlattı. Binlerce kişi sadece birkaç gün içinde öldürüldü, on binlercesi korku içinde kaçtı. Ortak görevimiz, sorumluları hesap vermeye çağırmak ve benzer olayların tekrar yaşanmasını önlemektir" ifadelerini kullandı.

Mağdurların İfadeleri ve İnsan Hakları İhlalleri

Yüksek Komiser, Sudan'a yaptığı ziyaretlerde hayatta kalanlarla görüştüğünü ve 140'tan fazla mağdur ve tanığın ifadelerini derlediğini açıkladı. Mağdurlar, şehir içinde ve kaçarken sivillerin toplu şekilde öldürülmesi, infazlar, tecavüz ve diğer cinsel şiddet olayları, işkence, keyfi gözaltı, kayıplar ve fidye amaçlı kaçırmalarla karşılaştıklarını anlattı.

RSF'nin Hedef Aldığı Kesimler ve Savaş Aracı Olarak Cinsel Şiddet

Türk, RSF ve müttefiklerinin sivilleri, kadınları, çocukları ve belirli etnik grupları hedef aldığını belirtti. "Cinsel şiddet, savaş aracı olarak sistematik biçimde kullanıldı; hayatta kalanlar, kadın ve kız çocuklarına yönelik toplu tecavüz ve cinsel şiddet vakalarını aktardı." Ayrıca RSF'nin sivilleri kaçırıp fidye talep ettiğini dile getirdi.

Uluslararası Ceza Hukuku ve Toplumun Rolü

Yüksek Komiser, El Fasher'deki insan hakları ihlallerinin uluslararası ceza hukuku açısından hem savaş suçu hem de insanlığa karşı suç oluşturduğunu ifade etti. Türk, uluslararası toplumun daha etkili adımlar atması gerektiğini belirterek, Kordofan bölgesinde benzer ihlallerin tekrar yaşanabileceğine dair ciddi endişeler taşıdığını vurguladı.

Somut Önlemler ve Uluslararası Çağrı

Türk, "Sudan'da sivilleri korumak ve şiddeti azaltmak için uluslararası toplum somut önlemler almalı; taraflara hukuki yükümlülüklerini hatırlatmalı ve silah akışını durdurmalıdır" çağrısı yaptı. Ayrıca, sivil altyapıya yapılan saldırıların sonlandırılması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve keyfi gözaltıların durdurulması gerektiğine dikkat çekti.

Sudan Halkının Umudu

Yüksek Komiser, Sudan halkının barış, adalet ve özgürlük mücadelesinin ruhunu koruduğunu belirterek, "Sudan halkı sürdürülebilir barışın anahtarına sahip ve başarılı olacaklardır" dedi.