DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen 2026 yılı Sağlık Bakanlığı bütçesi tartışmalarında söz alarak, şehir hastanelerine ayrılan paya vurgu yaptı.
Hükümetin ilk on yılında sağlık alanında önemli çalışmalar yapıldığını belirten Yılmaz, “Bunu takdir ediyoruz, göz ardı edilemez. Ancak ne yazık ki, sonraki dönemde aynı durum söz konusu değil. Sağlıkta on yıl öncenin çok gerisinde kaldığımızı belirtmek isterim.” dedi.
Yılmaz, “Bu bütçenin dağılımı, öncelikleri, şeffaflığı ve maliyet etkinliği mutlaka sorgulanmalıdır. Çünkü mevcut sağlık politikalarının ortaya koyduğu tablo şöyledir: Randevu bulamayan hastalar, artan ilaç yoklukları, her gün ortalama 23 bebeğimizi kaybediyoruz, sağlık çalışanları şiddete maruz kalıyor ve tükenmişlik yaşıyor. En önemlisi ise kaynaklar verimsiz projelere kaydırılıyor. Açık konuşmak gerekirse Türkiye’de sağlık sistemi alarm veriyor. Sorunlar artık geçici değil, yapısal hale gelmiştir.” ifadelerini kullandı.
İlaç ve tıbbi malzeme üretimi, temini ve fiyat politikalarının köklü bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi:
“Sağlık Bakanlığı bütçesinin yalnızca %9,2’sinin şehir hastanelerine ayrılması, kalan %90’lık kısmının ise Türkiye'nin tüm sağlık yükünü taşıyan 941 devlet hastanesi, 973 toplum sağlığı merkezi, 28 bin 845 aile hekimliği birimi, 4 bin 498 acil yardım istasyonu ve 824 bin 710 sağlık personeline paylaştırılması, bütçe tercihlerinin ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor. Türkiye, sağlıkta devasa binalardan ziyade erişilebilir hizmete ihtiyaç duyuyor.”
Hibya Haber Ajansı

